| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )

ELVİS PRESLEY TÜRKİYE

TÜRK SOYUNDAN GELDİĞİ SÖYLENEN ELVİS PRESLEY'İ SEVENLERİN BLOĞU.

15 "zulkuf" etiketi kullanan gönderi (sayfa 1)"zulkuf" etiketi kullanan diğer içerikler resimler , videolar

ELVİS TÜRK MÜYDÜ?

Türkler'in soyundan gelen 5 milyon kişi, şu anda Amerika'da yaşıyor. Araştırmalara göre rock'n roll Kralı Elvis Presley ve ABD eski Başkanı Lincoln'ün ataları da Türkiye'den geldi.

 
 

Elvis Presley Türk müydü?


Amerikalı profesör Brent Kennedy, "No" demiyor, biz Türkler gibi "Hayır" anlamına gelen 'Cıkk' sesini çıkartıyordu. 5 profesörle birlikte araştırdı. ABD'de bu sesi çıkartan ve sayısız özellikleri Türk'e benzeyen 5 milyon ABD vatandaşı saptadı.

ABD'yi 1653'te keşfettik
Atalarımızın "Ne Yaygara" dedikleri şelale Niagara, "Ar Kan Şah" dedikleri bölgenin adı da Arkansas olmuş. Elvis Presley ile ABD eski Başkanı Abraham Lincoln de öz be öz Türk...

20 yıl süren çalışma...
Türkler
, Amerika'ya 1653 yılında ayak bastı. ABD'de yaşayan Prof. Brent Kennedy, yaklaşık 20 yıl süren çalışmaları sonucunda, ABD'de 5 milyon Türk'ün yaşadığını söyledi. Kennedy, ABD'de yaşayan Meluncanlar'ın dışında Orta Asya'dan gelen Türkler'in bazı karakteristik özelliklerinin bunu fazlasıyla kanıtladığını düşünüyor ve sadece Türkler'e özgü olan bazı davranışlara dikkat çekiyor.

'Cıkk' sesi bunun bir kanıtı
Kennedy
, örneğin Türkiye'de "Hayır" anlamı taşıyan ve başı yukarı doğru kaldırarak çıkartılan "Cıkk" sesinin, kendi aile fertleri tarafından kullanıldığını belirtiyor. Araştırmalar, ABD'de bu şekilde "Hayır" yanıtını verenlerin, bunun nedenini bir türlü açıklayamadığını da ortaya koydu. Başarılı profesör, "Elvis Presley, ABD eski Başkanı Abraham Lincoln ve Ava Gardner da Türk olduklarını öğrenemedi" dedi.

Genetik ve kültürel benzerlik
Bu
ünlü isimlerin bazı kayıtlarında, "Hayır" diyecekleri zaman "Cıkk" diyerek başlarını yukarı kaldırdıkları görülüyor. Kennedy, 'yolda yürürken tek el cepte' olma alışkanlığının da, ABD'de yaşayan ve Türk soyundan gelenlerin bir özelliği olduğunun altını çiziyor. Uzmanlar, Osmanlı neslinden geldiğine dair linguistik, tıbbi, genetik ve kültürel pek çok delile rasladıklarını gizlemiyor.

İşte ilginç deliller

*
North Carolina Arsa Patentleri ve Tahsisat kayıtlarına göre, 1653 yılında bazı Türkler işçi olarak çalışmak için Amerika'ya gelmiştir.

* South Carolina'nın Sumter bölgesinde oturanlar 'Sumter County Türkleri' olarak biliniyor.

*
Cherokee kızılderilileri, Osmanlılar'ın 17. Yüzyıl'a özel bir şapka türü olan fes giydikleri kanıtlandı.

* Cherokee kızılderelilerinin reisi Sequoya'nin kıyafeti 16'ncı Yüzyıl Osmanlı denizcilerinin aynısı.

*
ABD'nin bazı bölgelerin isimlerinin de Türkçe kökenli olduğu sanılıyor.

* Kentucky (eyalet): 'Kan Tok'

*
Alabama (eyalet): 'Allah Bamya'

* Arkansas (eyalet): 'Ar Kan Sah'

* Niagara (selale): 'Ne Yaygara' * Allegheny (sıradağ): 'Allah Genis'U

kaynak: http://www.haber7.com/haber.php?haber_id=177473

ELVİS, "A Mess Of Blues" Türkçe sözleri...

 

Bebeğim,

Mektubunu henüz aldım

Eve gelmeyecekmişsin, çok kötü

Yemin ederim çıldıracağım

Burada yapayalnız oturuyorum

Gittiğinden beri bir hüzün yumağıyım


Pazar gününden beri bir haftadır uyumuyorum

Bütün gün bir lokma yiyemiyorum

Sanki hergün karamsar bir Pazartesi

Sen gittiğinden beri bir hüzün yumağıyım


Bir damla gözyaşı

Yüzümden aşağı yuvarlanıyor

Aşık olduğunda ağlıyorsan

Bu kesinlikle mutsuzluktan değildir


Aklımı kaybetmeden önce

Kendimi toplamak zorundayım

Bir sonraki treni yakalayacağım

Ve hüzünlerimi arkamda bırakacağım

Sen gittiğinden beri bir hüzün yumağıyım.

ELVİS VE AŞK HAYATI...

 
   
 

Rock'n roll kralı Elvis'in hala milyonlarca hayranı var. Oldukça fakir bir ailenin oğlu olarak doğan Elvis 'zenci gırtlağına sahip beyaz' olarak ünlendi. Baygın bakışları ve belden altını sallayarak yaptığı dansları uzun süre müstehcen bulundu. Her yaştan kadın ve erkek için cinsellik sembolü oldu.

Pek çok biyografi yazarına göre hayatının aşkı annesi Gladys'tir. 1958'deki ölümüne kadar Elvis resmen onun için yaşar, ölünce de yıkılır.

Sıradaki tercihi genç, tecrübesiz kızlardır. Bu tercihi yıllar sonra yakın koruma ordusundakiler tarafından 'başka erkekler ile karşılaştırılmama isteği' olarak tanımlanmıştır. Elvis her şeye rağmen tüm yaşamı boyunca güvensizdir. Sürekli kendi performanslarını izler ve izletir.

Almanya'da askerlik görevini yaparken tanıştığı 14 yaşındaki Priscilla Beaulieu sonraki büyük aşkıdır. Babasından izin alıp onu Amerika'ya, üssünü kurduğu Graceland'e götürür, Katolik okuluna yazdırır, yaşı dolana kadar eli ve gözü altında büyümesini bekler. Hoş Priscilla ileride ünlü olduğunda, Elvis'in onunla zaten yatmaya başladığını itiraf eder. Priscilla 21 yaşına geldiğinde 1967'de evlenirler. Tam dokuz ay sonra ileride Michael Jackson'a eş olacak kızları Lisa Marie doğar. Priscilla 'Memphis Mafiası' adı verilen koruma ve arkadaş grubundan daralmıştır. Evde onlarcası her an hazırdır. Elvis, tatilde, yatak odasında bile onlarsız olmaz. Seyirci önünde yaşamak ve her şeyi onlar önünde yapmak Elvis için artık olağandır. Priscilla sıkılır 1972'de onu terk eder, tazminat ve nafaka da anlaşmaları bir yıl sürer, 1973 de boşanırlar.

Zaten kısmetinin daha bol olduğu Hollywood'a film çekimlerine giderken asla karısını yanında götürmez. Bilinen maceraları arasında rol arkadaşları Ann-Margret, Juliet Prowse, Tuesday Weld vardır. Ünlü olmaları gerekmez, sinema biletçisi Virginia Sullivan, onunla 1953 ile 1967 arasında 14 yıl boyunca  metres hayatını yaşadığını iddia eder.

Üç eski body-guard'ının ortaklaşa yazdıkları Elvis: Neler Oldu?' kitabında onun cinsel tercihlerini 'büyük göğüs sevmez, biçimli uzun bacaklardan, sert yuvarlak kalçalardan hoşlanır' olarak özetlemişlerdir. Büyük ayaklı kadınlardan ise nefret eder. Evli ve çocuklu kadınlardan uzak durur.


Son zamanlarında aşırı kiloludur. Yatağı artık sadece uyumak için kullanır. Hayatını ilaçlar yönlendirir. 42 yaşında aşırı dozda ilaç ve kilo nedeniyle kalp krizinden ölür. Elvis çılgınlığı artarak devam eder. Ölümünden sonra ruhu ile beraber olduğunu iddia eden yüzlerce genç kadın vardır.

             



1956'da menajeri ve klüp patronu anlayışlı Louis McKay ile evlenir. Kısa sürer. 1958'de California'da boşanmak üzere başvururlar. 44 yaşında karaciğer ve kalp yetmezliğinden öldüğünde hala boşanmaya çalışmaktadır.

ELVİS: BAŞARI DOLU 42 YILIN BAŞLANGICI NASILDI...

Elvis Presley, 8 Ocak 1935 tarihinde Tupelo Missisippi’de dünyaya geldi. İkiz kardeşi Jesse Garon ölü doğmuştu. Bu durum annesi Gladys ve babası Vernon’un bütün ilgisini Elvis’e yöneltmesine neden olmuştu. Küçük yaşlardan itibaren müziğe büyük ilgi duyan Elvis, ailesi ile birlikte gittiği kiliselerde dini şarkılar söylüyordu. Yıllar sonra büyük şöhrete sahip bir şarkıcı olduğunda o günleri anlatırken, tüm kilise şarkılarını ezbere bildiğini söylemişti. 11. doğum gününde hediye edilen gitar ile şarkıcılık hevesi büsbütün arttı.

1945 yılında Alabama Fairy Dairy Show’da ‘Old Shep’ ile ikincilik ödülü kazandı. 1948’de Presley ailesi Memphis’e taşındı. 1953 senesinde Humes High School’u bitiren Elvis Presley, Crown Electric şirketinde şoför olarak çalışmaya başladı. Memphis’te kendi plağını doldurma imkanı sağlayan Sun Plak Şirketi, Elvis’in dikkatini çekmişti. İlk kaydı annesi için yaptığı ‘My Happiness’ oldu. Plağın arka yüzünde ise ‘That’s When Your Heartaches Begin’ yer alıyordu. Şirketin sahibi Sam Philips’in desteği ile Elvis, 1954 yılı 5 Temmuz’unda bir rhythm and blues şarkısı olan ‘That’s All Right’ı kaydetti. Şarkıyı radyoda çalan DJ Dewey Philips, Elvis’i kitlelere ulaştıran ilk kişi oldu. O gün şarkı istek üzerine tam 7 kez çalındı.

Elvis, Memphis ve civarında yavaş yavaş tanınmaya başlamıştı. Konserler ve Grand Ole Opry, Louisana Hayride Show gibi radyo programları ile hayran kitlesini artırmaktaydı. Ancak yine de şöhretini arttırmak için daha büyük bir firmaya gereksinimi vardı. Beklenen fırsat 1955 yılı kasım ayında geldi. Albay lakaplı Tom Parker’ın menajeri olmasını kabul etti ve 35 bin dolara RCA firmasına geçti. Bu dönemde Atlantic Plak’ın sahibi Ahmet Ertegün, Elvis’i transfer etmek istemiş ancak bunu başaramamıştı.

1956 yılı ile birlikte Elvis Presley’in ünü hızla yayıldı. Ocak ayında RCA için yapılan ilk kayıtlardan sonra 28 Ocak’ta ulusal yayın yapan bir televizyon ekranında ilk defa göründü. ‘Heartbreak Hotel’i söyleyen Elvis, seksi dansı ve hareketleri ile çığır açtı. Gençler arasında büyük beğeni toplayan Elvis’e aileler pek sıcak bakmıyordu. Peşpeşe gelen televizyon şovlarının ardından 1956 ağustosunda ilk filmi ‘Love Me Tender’ için kamera karşısına geçti. ABD televizyonlarının en beğenilen programlarından ‘Ed Sullivan Show’da iki kez boy gösterdi. Yıl sonuna gelindiğinde Elvis ile ilgili herşey çılgınca satılıyor, plaklarını bulabilmek mesele oluyor, her gittiği yerde inanılmaz ilgi ile karşılanıyordu.

ELVİS MÜZESİ HAİNLERCE SOYULDU.

Las Vegas'taki 'Elvis-A-Rama' adlı müzesi 03 Temmuz 2007 günü soyuldu. Rolling Stone dergisinin haberine göre müzeden değeri 300 bin doları bulan, Elvis Presley eşyaları çalındı. Hırsızlar, arasında altın kaplama bir tabancanın da bulunduğu birçok eşyayı beraberinde götürdü. Olay yerine gelen ekipleri en çok şaşırtan şey ise müzede bulunan eşyaların en değerlisi olan 'blue suede shoes' parçasının yerinde durması oldu. Presley'in en ünlü şarkılarından birine ismine veren ayakkabılar 1 milyon dolar değerindeydi. Yetkililer hırsızların bu parçayı çalamadan kaçtıklarını söylediler.
'Elvis-A-Rama' müzesi 1999 yılında bir Elvis Presley hayranı olan Chris Davidson tarafından kuruldu. Davidson'ın koleksiyonunda yıllar boyunca topladığı 2000 parça bulunuyor.

ELVİS'İ TANIYAMAYAN CAHİL GÜZEL...

Ne Ecevit'i tanıyorlar, Ne Bush'u! Üniversite mezunu gençleri izleyenler saçını başını yoldu.

Önceki akşam Show TV’de başlayan yarışmayı izleyenler saçını başını yoldu. Ne Cumhurbaşkanı’nı, ne Bush’u ne de Kenan Evren’i tanıyorlar!

Birbirinden güzel, liseli, üniversiteli, kolejli kızlar, ilkokul düzeyindeki basit sorulara verdikleri cevaplarla ekran başındakileri şoke etti.

Önceki akşam Show TV ekranlarında ‘Güzel ve Dahi’ adlı bir yarışma programı başladı. Sunuculuğunu Behzat Uygur ve Melike Güner’in yaptığı programda 8 erkek ve 8 kız yarışıyor. Erkeklerin birçoğu mühendislik bölümünde öğrenci. Hepsi de dahi derecesinde bir zekaya sahip. Kızlar ise son derece güzel ancak bilgi düzeyleri akıl alır gibi değil. İşte güzellerin şaşkına çeviren gafları:

Semra Özal için “Ünlü bir sanatçı olması lazım” dedi

Öykü Eyşimez (18 yaşında. Mankenlik yapıyor. Lise mezunu)


Ecevit’in adını hatırlayamadı. Yakın zamanda öldüğünü söylerken partisini DYP olarak hatırladı. Pele için renginden dolayı “Afrikalı futbolcu elinde siyah beyaz top var, Beşiktaş’ta mı oynuyor” diye sordu. Semra Özal için de “Ünlü bir sanatçı olması lazım” dedi.

“Maradona Bursaspor’da oynuyor, Uluç puro içiyor”

Merve Kaban (22 yaşında. Oyuncu. Lise)


Abdullah Gül’ü tanıdı “Fakat hala görevde mi onu bilmiyorum” dedi. Maradona’yı tanıyamayan Merve, “Kendisi Bursaspor’lu mu? İsmi Macit mi? diye sordu. Hıncal Uluç içinse “Puro içer, Ece Gürsel ile birlikte olmuştu” dedi.

Clinton fotoğrafına baktı tanıdı: “Clinton Bush!”

Özge Özçelikel (18 yaşında. Manken fotomodel. İzmirli. Lise mezunu)


Clinton’un resmi gösterilen Özge, “Bush mu?” dedi. Daha sonra Clinton olduğunu anlayan genç kız tam ismine “Clinton Bush” dedi. Özge, Fazıl Say’ı ise ancak “Hande Ataizi’nin sevgilisiydi” ipucunu aldıktan sonra tanıdı.

“Irak’ın başkenti Lübnan. Pardon Lübnan değil Musul”

Zümra Ufuk Behram (21 yaşında. Aydın Üniversitesi İnternet gazeteciliği öğrencisi)


“Irak’ın başkenti Lübnan” dedi. Kendisine ikinci bir şans verilen Zümra bu defa da Musul cevabını verince “Aslında bizim anne tarafı Arap ama benim heyecandan aklıma gelmedi” dedi. Daha sonra Ahmet Necdet Sezer resmi gösterilen Zümra, ilk ismini hatırlayamadı “Şu anda Ankara’da Bahçelievler’de oturuyor, devlet adamı. Abdullah Gül olamadı, hala görevine devam ediyor. Anavatan partisindeydi” dedi.

Evren için: “Kazım mıydı neydi, astsubay mıydı?”

Rüya Isırgan (20 yaşında. Oyuncu ve dansçı.
Pera Güzel Sanatlar mezunu)


Tayyip Erdoğan’ı tanıyan Rüya hangi semtte doğduğu sorusuna “Kadıköy veya Kartal’da olabilir” dedi. Rüya Kenan Evren fotoğrafını görünce “Kemal mi, Kazım mı, Kendi miydi” diye sordu. Evren’in geçmişteki mesleğine ise “Bunların hepsine çalışmıştım, astsubay mıydı?” diye sordu.

Ve diğerleri:

Esra Ersoy (24 yaşında. Bilkent Üniversitesi Turizm mez.)

Tansu Çiller’i bildi. Elvis Presley’i tanıyamadı. Adolf Hitler için ise “Adolf Hitle, Adof Hitli, Adof Hider” dedi. Elvis Presley için de “Eurovision’da birinci mi oldu” diye sordu.

Özlem Elmas (19 yaşında. Lise mezunu. Fotomodel)

Pavarotti’ye Bill Gates dedi. Fatih Terim ve Yılmaz Güney’i tanıdı.


SANAL DÜNYADA YARIŞMAYLA İLGİLİ YORUMLAR

GÜZEL ve Dahi yarışması internet sitelerinde de geniş yankı buldu. Ekşisözlük’te yer alan yorumlardan bazıları şöyle:

Kadının ancak fiziğiyle, erkeğin de ancak zekasıyla çekici olabileceğini öğreten program. Bilmiyorduk, iyi oldu...

En iyi komedilere taş çıkaracak şekilde insanı yaran yarışma programı kisvesi altındaki bacak şovu.

Şu anda televizyon ekranında saçaklı turuncu kısacık bir elbise giymiş uzun bacaklı bi kızın bi masanın üzerinde macarena eşliğinde dansettiği, güya dahi olan bi oğlancağızın da masanın hemen dibinde oturup gözlerini kararlı bi biçimde indirip yere baktığı yarışmamsı. Ağzımdaki kolayı püskürttüm şerefsizim.. Yiğit Özgür karikatürü olabilirdi o sahne, daha deli daha absürd bişi görmedim televizyonda daha önce.

Yarışan kızların güzellikleri tartışılır ama genel kültürden yoksunlukları tartışılmaz.

Direk danışıklı dövüştür, izlemeyiniz efem.

Bunlar içip mi çıkmış içmeden mi sarhoş olmuşlar dedirten yarışma. Özellikle Özge adlı yarışmacı özenle seçilmiş olmalı bu yarışma için. Kendisine kızılcık sopası vermek istiyorum ödül olarak.


Elvis Presley Eurovision’a katılmış, bir de birinci olmuş. Vay beee diye izliyorum, geceme neşe katıyor bu yarışma...

Dahi diye isimlendirilen erkeklerin partnerleri olan “güzel” kadınların dans ederken bacaklarına popolarına bakmamak için şekilden şekilde girdikleri yarışma.

Rezaletin son perdesi. Adolf Hitler’in başbakan olduğu fantastik bir dünya. Dünya gider Live Earth’e biz gideriz güzel ve dahi’ye!!!

Bazı oyunbozanlar yüzünden bir dahaki programlarda güzel mini etekli kızlar göremeyebileceğimiz program.

KAYNAK: VATAN GAZETESİ

ELVİS SARIŞINMIŞ...

İngiliz The Sun gazetesi, Rock'n Roll'un efsanevi ismi Elvis Presley'in bugüne kadar bilinmeyen sırlarını gün yüzüne çıkardı. İşte Elvis ile ilgili gerçekler

  • 'Jesse Garon Presley' adında bir ikiz kardeşi vardı. Kardeşi doğduktan 6 saat sonra öldü. Elvis hayatı boyunca, ölen kardeşinin ruhuyla konuştuğuna inandı.

  • Elvis'in 1977 Ağustos'unda 42 yaşında ölmeden önce yediği son şey, dört top dondurma ve altı çikolatalı kurabiyeydi.

  • 1960'da karatede siyah kuşağa sahip oldu.

  • Elvis Presley'in boynundaki kolyede 'Bilimsel gerçeklerle kanıtlanan cennete gitmek istiyorum' sözünü simgeleyen bir İbranice harf yeralıyordu.

  • Efsanevi rock yıldızı, aslında sarışındı. Hayran olduğu şarkıcı Roy Orbison'a benzemek için saçlarını siyaha boyatıyordu.

  • Şarkıcı, ölmeden önce son sözlerini kız arkadaşı Ginger Alden'a söyledi: 'Tamam. Pes etmeyeceğim.' Elvis öldüğünde 114 kiloya kadar ulaşmıştı.

  • Sert bir mizacı vardı ve silahları seviyordu. Kızdığı zaman televizyona ya da tavana ateş ediyordu.

  • Elvis'in üzerinde taşıdığı takılar 11 kilogramdan fazla geliyordu.

  • 1975'te gözaltındaki torbaları aldırmak için estetik ameliyatı oldu.

  • Gençken çalıştığı taşımacılık şirketinin patronu, müziğin efsanevi ismi Frank Sinatra'ydı.

  • Elvis, 1960 Mart'ında Glasgow'un Prestwick Havaalanı'nda bir saat geçirdi. Bu İngiltere'ye yaptığı tek seyahat olarak biliniyor.
  • DÜNYANIN 47 ÜNLÜSÜ SAMSUNDA SERGİLENDİ.

    Tarih Sayfalarına Adını Yazdırmış Dünyaca Ünlü İsimlerin Balmumu Heykelleri, Samsun'da Sergilenmeye Başlandı.


    Tarih sayfalarına adını yazdırmış dünyaca ünlü isimlerin balmumu heykelleri, Samsun'da sergilenmeye başlandı.

    Organizatör Jale Kuşhan tarafından Samsun'a getirilen S.T. Petersburg Balmumu Heykel Müzesi Sergisi Afra Alışveriş Merkezi'nde açıldı. S.T. Petersburg Balmumu Heykel Müzesi sanatçıları tarafından günümüze kadar yenilenerek gelmiş olan ve bir heykel üzerinde 15 sanatçının çalıştığı ortalama 3 ayda hazırlanan heykel sergisinin açılışını Büyükşehir Belediye Başkanı
    Yusuf Ziya Yılmaz yaptı.

    Fatih Sultan Mehmet, Atatürk, Barış Manço, Prenses Diana, Karl Marx, Cengizhan, Timurlenk, Yavuz Sultan Selim, Mimar Sinan, Şeyh Şamil, Napolyon Bonapart, Beatles Grubu, Dostoyevski, Lenin, Stalin, Brejnev, Gorbaçov, Boris Yeltsin, Osman Gazi, Farabi, Kanuni Sultan Süleyman, Alparslan, Hürrem Sultan, Kemal Sunal, Yunus Emre, Leonardo da Vinci, Elvis Presley, Arnold Schwarzenegger, Çar 2. Alexandre, De Eon, 1. Peter, 1. ve 2. Katerina, Baron Münchausen, 15. Louis ve Markiz, Kont Kaliostra, Atilla, Yunus

    Emre, İbn-i Sina, Kazanova ve
    Fuzuli'nin balmumu heykellerinin 3 YTL'ye meraklıları tarafından görülebileceği kaydedildi.

    Gerçek saçlar, protez göz ve dişlerin kullanıldığı ve gerçeğinden ayırt edilemeyecek kadar profesyonel bir şekilde organizatör Jale Kuşhan'ın Ukrayna Kiev'deki atölyesinde yapılmış heykelleri izlemeye gelenler hislerini "Mükemmel, çok güzel, tarihi yaşadık, sürekli duyduğumuz isimleri adeta karşımızda duruyormuş gibi hissettik" diyerek dile getirdi.

    Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı
    Yusuf Ziya Yılmaz, bu serginin kent halkı için büyük kazanç olduğunu ifade etti. Halkın tarih bilgilerine uygulamalı destek sağlanan sergi hakkında bilgi veren organizatör Jale Kuşhan ise şunları söyledi:

    "Balmumu heykel sanatı tüm dünyada yoğun ilgi görüyor. Taş ve bronz heykelle bir tutulmuyor. Kültür sanat bilincini aşılıyor. Öğrenciler için görsel anlatımda çok önemli. Akılda kalıcı. Tarih sevgisi, kültür sanat sevgi ve bilinci aşılıyor. Turizm açısından son derece yararlı. Bizim amacımız İstanbul'da Türk Balmumu Heykel Müzesi kurmak. Kısa zamanda gerçekleştireceğimize inanıyoruz. Bu sergideki bir heykel üzerinde 8 ila 15 sanatçı 1.5 ay üzerinde çalışıyor. Her 3 ayda bir bu sergiye 4 Türk büyüğü ilave

    ediyoruz. Bu şekilde 100'e yakın balmumu heykelinin yer aldığı, çoğunlukla Türk büyüklerinin olduğu, sanatçı ve sporcuların yer aldığı Türk Balmumu Heykel Müzesi'ni açmak kararlılığındayız."

    Kuşhan, sergide en çok ilgiyi, Atatürk, Türk büyükleri, Osmanlı padişahları ve espri amacıyla koyduğumuz iki heykelimiz görüyor.

    KAYNAK: HABERLER.COM

    MERSİN ÜNİVERSİTESİNDE ELVİS GÜNLERİ...

    “Elvis Presley Efsanesi” Başlıyor

     

    FM 102.8 frekansından yayın yapan ve birinci yaşının dolduran Mersin Üniversitesi Radyosu’nda yeni bir program başlıyor. 13 Mart 2007 Salı günü başlayacak ve haftalık olarak devam edecek programın adı “Elvis Presley Efsanesi”.

    Üniversitemiz Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Tamer Akça tarafından hazırlanıp sunulacak program, her hafta Salı günü yayınlanacak. Elvis Presley’in hayatı, müziğe bakışı ve albümleri ile ilgili bilgilerin verileceği toplam 16 programda, Presley’in en sevilen şarkıları dinleyicilerle buluşacak. Salı günleri saat 18.00’da yayınlanacak programın tekrarı, Cumartesi günleri saat 21.00’da dinlenebilecek.

    KAYNAK: MERSİN ÜNİVERSİTESİ WEB SİTESİ

    ELVİS HALA GÖNÜLLERDE...

    8 Ocak, Rock’n’Roll Kralı Elvis Presley’in 68. doğumgünüydü. Ölümünün üzerinden 26 yıl geçen Elvis, bugün hala ünlü.

    Elvis yalnızca tek bir çeşit değil, pop, rock, blues, folk, dinsel ve kolay dinlenir müzikte de unutulmaz bir yere sahip. Kanada’daki üç konserinin dışında sadece Amerika’da sahneye çıkan Elvis Presley İngilizce’nin dışında hiç şarkı söylememesine rağmen tüm dünyada ödüller kazandı, bir numaraya çıktı, plakları ve filmleriyle milyonlarca kişinin sevgilisi oldu.

    Elvis Aaron Presley, 8 Ocak 1935’de Mississippi eyaletinin Tupelo kentinde doğdu. Ailesi son derece yoksuldu. Çocukluğunda kilisede ayinler söyler, fırsat buldukça müzik dinlerdi. Hem de her türünü. Elvis 13 yaşındayken ailesi Tennessee eyaletinin Memphis kentine taşındı. Öyle yoksullardı ki derse verecek paraları olmadığı için Elvis, gitar çalmayı kendi kendine öğrendi. Liseden sonra bir süre kamyon şoförlüğü yaptı. 1953’de annesi için yazdığı "My Happiness" adlı ilk parçasını kaydetti.

    Elvis ilk şarkısını Memphis Kayıt Stüdyosu’nda 3 Dolar'a doldurdu, annesine doğum günü armağanı olarak. Stüdyo, sesine hayran kalıp onu daha büyük bir plak şirketine tavsiye etti. Sun Plak Şirketi'nin sahibi Sam Phillips uzun bir süredir siyahlara özgü rhythm ve blues şarkıları söyleyecek beyaz bir şarkıcı arıyordu. Elvis birkaç ay küçük bir grupla çalıştı ve 19 Temmuz 1954’de "That’s All Right" adlı ilk plağını çıkardı. Elvis’in ilk plağı Memphis’de iyi sattı, yerel radyolarda defalarca çalındı. Sam Phillips ayrıca Elvis’in birçok yerde konser vermesini sağladı. Rock’n’Roll devri başlamıştı, bütün dünya sallanıp yuvarlanıyordu. Elvis Presley’in bundan sonra doldurduğu ilk plak listebaşı oldu, sanatçıya televizyon yolunu açtı.

    Birkaç yıl içinde Elvis Presley, rock’n’roll şarkıları, hareketli sahne show'u ve kıvrak danslarıyla büyük ün kazandı. Ayrıca Amerika’da ilk kez büyük bir tartışma başlattı. Sahne show'unu seksi bulan ve gençler üzerinde kötü bir etkisi olduğunu savunanlar vardı. Ama gençler her konserinde kendilerinden geçiyor, özellikle de genç kızlar peşini bırakmıyorlardı. Elvis 1956’da ilk filmini çevirdi. Filmle aynı adı taşıyan şarkısı bir numara oldu. "Love Me Tender".

    Elvis Presley 1950’lerde Hollywood’un en çok kazanan aktörüydü. 31 film çevirdi. Ardından Almanya’da askerlik yaptı. Amerikalı bir subayın kızı olan 14 yaşındaki Priscilla’ya aşık oldu. Evlenmek için yedi yıl bekledi. Düğün 1967’de yapıldı. Priscilla 21, Elvis 32 yaşındaydı. Bir yıl sonra tek çocukları Lisa Marie doğdu. Lisa Marie de yıllar sonra popun kralı Michael Jackson’la 18 ay süren bir evlilik yaptı. Elvis’e çok benzeyen Lisa Marie ardından Oscar ödüllü aktör Nicholas Cage’le evlendi, ancak bir süre önce bu evlilik de geride kaldı. Elvis Presley, 3 Grammy ödülü aldı yaşamı boyunca. İlk ödül 1967’de dini şarkıları topladığı albümle geldi. Elvis Presley 1960’larda Las Vegas’da sayısız konser verdi, ardından Amerika turnesine çıktı. Biletler kapış kapış satılıyor, hayranları Elvis’i görmek için saatlerce bekliyor ve her defasında onu çılgınca alkışlıyorlardı. Konserler, turneler, uykusuz geceler, hovardalıklar birbirini izledi ve Elvis Presley uyku ilaçları almaya başladı. İlaçlar kilo almasına neden oldu, kilo sorunu depresyona yolaçtı. Ardından evliliği bozuldu. Elvis’in albümlerinin çoğu 1970’lerde çıktı. Televizyon konserleri de büyük ilgi gördü. 1973’de Hawaii’den yayınlanan konseri 40 ülkede bir milyar kişi tarafından izlendi.

    Son albümü 1976’da kaydettiği "Moody Blue" oldu. Elvis Presley 16 Ağustos 1977’de evinde ölü bulundu. Önce kalp krizi geçirdiği söylendi ancak daha sonra aşırı dozda ilaç aldığı anlaşıldı. Ölümünün üzerinden geçen 26 yılda Elvis, bırakın unutulmayı, ününe ün kattı demek daha doğru olur. Bugün de Elvis’in ölmediğine inanan hayranları, onu taklit eden binlerce showmen, listebaşı parçalarını kullanan yüzlerce şarkıcı var. Bugün de Elvis Presley Rock’n’Roll’un tartışmasız en büyük ismi.