Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)
info |

ELVİS PRESLEY TÜRKİYE

TÜRK SOYUNDAN GELDİĞİ SÖYLENEN ELVİS PRESLEY'İ SEVENLERİN BLOĞU.

Temmuz 2007 tarihli yazilar (sayfa 1)Temmuz 2007 tarihli diger ogeler resimler , videolar

ELVİS SEVEN ÇOCUKLARINIZ İÇİN 'ELVİSİ İSTEDİĞİNİZ GİBİ GİYDİRİN'

  
ELVİS'İ İSTEDİĞİNİZ GİBİ GİYDİRMEK İÇİN BURAYA TIKLAYINIZ.

ELVİS PUZZLELERİ İLE HOŞÇA VAKİT GEÇİRİN...

 

Elvis'in en güzel resimlerinin puzzle halini birleştirmeye çalışarak hoşça vakit geçirebilirsiniz. Bunun için lütfen buraya tıklayınız.

ELVİS SEVENLERE BİLGİSAYAR EKRAN KORUMASI...

ELVİS'İN EN GÜZEL RESİMLERİNDEN OLUŞAN, BİLGİSAYARINIZ İÇİN EKRAN KORUMASI'NI (SCREEN SAVER) YÜKLEMEK İÇİN LÜTFEN BURAYA TIKLAYINIZ.

ELVİS'İN ÇOK GÜZEL WALPAPER'LERİ

 

ELVİS'İN EN GÜZEL WALPAPER'LERİNİ YÜKLEMEK İÇİN LÜTFEN BURAYA TIKLAYINIZ.

Erol BÜYÜKBURÇ: “İşte benim idealimdeki şarkıcı bu!”

 

Elvis’i, bir başka “efsane” ile konuşmak... Türk müziğinde gerçek bir önder olan “Erol Büyükburç” ile Kral üzerine söyleştik. Yaklaşık altı saat süren ilk söyleşimizden sonra hummalı bir şekilde "Elvis Gecesi" üzerine çalışmaya başladık. Büyükburç’un hayatı ile Elvis’inki arasında daha önceden bildiğimiz benzerliklere pek çokları eklendi.   Birden çok bölümde yayınlıyacağımız bu söyleşilerde çok enteresan paralelliklere şahit olacaksınız. Birlikte olduğum Erol Büyükburç’a ve sevgili eşi Ute’ye çok teşekkür ediyor, nice Elvis’li günlerde birlikte olmayı arzu ediyoruz.

 

Elvis’i ilk ne zaman dinlediğinizi hatırlıyor musunuz?

Erol Büyükburç: Onun ilk çıkış yaptığı şarkı vardır: “Mama....That’s All Right, Mama”.....Onu ilk dinlediğimde arkadaşlarıma dedim ki: “İşte benim idealimdeki şarkıcı bu!”...O sırada biz kendimize göre böyle “idol” saptaması yapıyorduk. İşte, sinemada James Dean mesela idoldü. Onun öncesinde biraz Marlon Brando bize hitap eder gibi oldu, sonra biraz bizim kadrajımızdan çıktı, James Dean daha iyi oturdu, daha iyi özdeşleştik. Aynı olay şarkıcılar konusunda da oldu. Bir çok şarkıcı vardı, standart balad, swing söyleyen Nat King Cole, Frank Sinatra, Ella Fitzgerald, Sarah Vaughen gibi. Ama yavaş yavaş kulvara yeni yeni şarkıcılar girmeye başladı. Bill Haley bizi biraz heyecanlandırdı, fakat esas Elvis işi bitirdi. “That’s All Right, Mama” belki Elvis’in biraz çocuksu, saf biçimde söylediği bir parçaydı ama içindeki bazı özellikler bizi çok etkiledi. Sonra tutkulu bir biçimde Elvis’i takip etmeye başladık. Elvis ayrı bir kulvardı bizim için. Ben mesleki açıdan tüm dünyada olup bitenlerle ilgilenmeyi bir sorumluluk olarak görüyordum. Belafonte’yi bile izlerdim. Gelmiş geçmiş bütün büyük şarkıcaları bilirim. Perry Como, Sammy Davis vb.  Benim repertuarımda bunların etkileri olmuştur. Ben çok dilli söylemekten yanaydım hep. İspanyolca, İtalyanca, Fransızca , genellikle de İngilizce çok söylerdim. Repertuarın bir köşesine mutlaka bir Elvis parçası koyma zorunluluğu hissetmeye başladım.

 

KAYNAK: Söyleşi: Korkmaz Uluçay (9 Mayıs 2003)

ELVİS PRESLEY --FİLMLERİ--

 

Elvis, müzik alanında şöhreti yakalar yakalamaz, karizmatik kişiliği ve yakışıklı görünümü nedeniyle Hollywood'un da dikkatini çekmişti. Yakışıklı idollerini beyaz perdede de görmek isteyen gençler, çok beklemek zorunda kalmadılar ve 1956'daki ilk filmi "Love Me Tender" ile bu arzularına ulaştılar. Filmlerinde söylediği şarkılardan oluşan soundtrack plaklarının da çok satması, Hollywood'un, Elvis için başarının yanında çok da kârlı bir alan olarak nitelenmesine yol açtı. 1958'de askere gidene kadar toplam dört film çeviren Elvis'in özellikle "King Creole"de gösterdiği başarılı performans, birçok eleştirmen tarafından beğenilmiş ve "şarkı söylemenin yanında rol da yapabiliyor" demelerine neden olmuştu.


Askerden döndükten sonraki ilk filmi "G.I. Blues"un büyük başarısı, sinema dünyasının Kral'ı beklediğinin de göstergesi olmuştu adeta. Daima ciddi bir aktör olma isteğini dile getiren Elvis, bunu "Flaming Star" ve "Wild in the Country" filmlerinde gerçekleştirme şansı bulsa da, maalesef bu iki filmin gişe başarısının G.I. Blues kadar iyi olmaması, bu arzusuna ulaşmasına engel oldu. 1961'deki "Blue Hawaii", müthiş hasılatı ile, izlenecek yöntemle ilgili olarak son noktayı koydu: "Elvis'e güzel mekanlarda, güzel kızlarla bol şarkılı filmler çevirtilecek ve bunların soundtrack albümleri çıkartılacaktı." Film hasılatını olumsuz etkiler diye konserlere son verildi. Filmler iyi para getirmesie rağmen senaryolar son derece sıradan olmaya başlamıştı. Hollywood yapımcıları "Elvis Filmleri"nden kazandıkları parayla büyük prodüksiyonları gerçekleştiriyorlar, ama bu paraları kazanmalarını sağlayan Elvis'i sıradan filmlerde oynatıyorlardı. Frank Sinatra gibi, şarkıcılığın yanında iyi de bir aktör olmayı hayal eden Elvis'e Hollywood bu şansı hiçbir zaman vermedi. Üstelik menajeri Albay Parker, yaptığı uzun süreli kontratlarla elini kolunu bağlamıştı. Elvis 60'lı yıllarda ortalama yılda 3 film çevirdi ve o zamana göre büyük hasılatlar elde etti.


İstemediği filmlerde oynamaktan çok sıkılan Kral, sonunda gidişatı değiştirdi ve 1969'da tekrar sahnelere döndü. Ama film sözleşmelerinden doğan sorumlulukların sona ermesi için 1970'e kadar beklemesi gerekti. 31 Hollywood tarzı filmde rol alan Elvis'in son iki filmi ise belgesel nitelikli olan "That's the Way It Is" ve "On Tour" oldu.
Bugün, şarkılar açısından adeta birer klip niteliğinde olan, ailece hoşça vakit geçirebileceğimiz filmleri seyrederken, bir yandan, reddedilen "Midnight Cowboy", "A Star Is Born" gibi filmlerde oynasaydı acaba nasıl olurdu?" diye hayıflanıyor, bir yandan da geriye görsel açıdan büyük bir miras bırakan Kral'ı sevgiyle anıyoruz.

 

editör:z.yılmaz

EFSANELER YENİ STARLARI SOLLADI...

 

'Geceyi hangi yıldızla geçirmek isterdiniz? ' konulu anket, Hollywood efsanelerinin zaferiyle sonuçlandı.
Geçtiğimiz günlerde yapılan bir anket, Marilyn Monroe ve
Elvis Presley gibi Amerikalı klasik yıldızların; günümüzün Hollywood ikonlarından daha seksi bulunduğunu ortaya çıkardı.

Muller adlı bir şirket tarafından yapılan ve 1000 İngilizin katıldığı anket; bugünün
Angelina Jolie ve Brad Pitt gibi vazgeçilmez yıldızlarının aslında o kadar da seksi bulunmadığını ortaya koydu. Ankette çıkan bir diğer şaşırtıcı sonuç ise,16-24 yaş grubundaki gençlerin de orta yaşlılarla aynı fikirde olması.

Marilyn birinci oldu
Katılımcılara 'Geceyi hangi yıldızla geçirmek isterdiniz? ' sorusunun sorulduğu ankette, ölümsüz aktris Marilyn Monroe açık arayla birinci oldu. Monroe'yu, bir diğer klasik oyuncu olan Doris Day izlerken; bu iki isim günümüzün
Angelina Jolie, Madonna ve Halle Berry gibi seksi isimlerini geride bırakmayı başardı. Ankette, erkekler kategorisinde de benzer sonuçlara ulaşıldı.

Brad Pitt gözden düştü
Listenin ilk beş sırasını
Elvis Presley, John Wayne, Frank Sinatra, James Dean ve Humphrey Bogart oluştururken, Tom Cruise sekizinci, Brad Pitt ise ancak onuncu olabildi. Firma yetkilileri, bu sonuçları Hollywood'un klasik döneminin son yıllarda yeniden keşfedilmesine ve o yılların 'altın çağ' olarak tanınmış olmasına bağlıyor. Nedeni her ne olursa olsun, herkesin, oyuncuların dokunulmaz birer 'ilah' olduğu dönemleri özlediği bir gerçek.

En seksi 10 kadın
1. Marilyn Monroe
2. Doris Day
3.
Angelina Jolie
4. Madonna
5.
Halle Berry

En seksi 10 erkek
1.
Elvis Presley
2.
John Wayne
3. Frank Sinatra
4. James Dean
5. Humphrey Bogart

KAYNAK: İNTERSİNEMA

 

'ALTIN KAMERA' SAHİPLERİ AÇIKLANDI...

 

Amerikalı film yıldızları Dustin Hoffman, Hugh Grant ve Salma Hayek, Almanya’nın en önemli sinema ödülü olan ‘Altın Kamera’ya layık görüldüler. Ödül, müzik dalında da Elton John, Helmut Lotti ve No Angels grubuna verildi.

Dustin Hoffman ve Elton John’un, sinema ve müzik yaşantılarındaki başarılarından dolayı, Hugh Grant ve Salma Hayek’in ise ‘en iyi uluslararası oyuncular’ kategorisinde ödüle layık görüldükleri açıklandı.

No Angels grubu, ‘When the Angels Swing’ adlı yeni albümün, Belçikalı şarkıcı Helmut Lotti de,
Elvis Presley’in şarkılarını yorumladığı ‘My Tribute to the King’ adlı albümünün başarısından dolayı ödül alacak.

4 Ağustos Salı günü Berlin’deki Konzerthaus Konser Salonu’nda yapılacak ödül törenine yaklaşık 900 davetlinin katılması bekleniyor.

KAYNAK: İNTERSİNEMA

ELVİS'İ BULANA 3 MİLYON DOLAR...

 

ABD’de binlerce hayranının hala yaşadığına inandığı rock’n roll müziğin kralı Elvis Presley’i bulana ya da yaşadığını kanıtlayana 3 milyon dolar ödül vaad edildi.

1977 yılında öldüğü halde özellikle Amerika’da Elvis’in yaşadığına, kılık değiştirerek dolaştığına inanan pek çok insanın yanısıra, Elvis’in 150 arkadaşı ile de görüşen Amerikalı film yapımcısı Adam Muskiewicz, rock’n roll müziğin efsanevi ismi Elvis Presley’in yerini bildirene yada yaşadığına ilişkin somut kanıtlar getirecek kişiye 3 milyon dolar ödül vereceğini açıkladı. "Elvis Hakkındaki Gerçekler" adlı bir kitap da yazmakta olan film yapımcısı Adam Muskiewicz, internette kurduğu www.elviswanted.com sitesinde vereceği ödülü, "Kral’ı gördünüz mü ?", "O’nu arıyoruz" üst başlıkları ve "Elvis aranıyor, 3 milyon Dolar ödül" ana başlığı ile duyurdu. Ölümünün 29’uncu yılında dünyanın değişik ülkelerinde Elvis hayranları tarafından düzenlenecek etkinliklerle anılan Elvis Presley’in yaşam öyküsünü belgesel film olarak da hazırlayan Muskiewicz, "Elvis’in hala yaşadığına olan inanç bunca yıl nasıl sürdü?", "Elvis’in en yakın arkadaşları bile onun yaşadığına inanıyor..Neden?" sorularına yanıt aradığını belirtti. "Elvis Hakkındaki, Gerçekler" filmi, efsane müzik adamının 30. ölüm yıldönümü olan 2007 yılında gösterime girecek.

KAYNAK: KANAL D

EN KRAL ELVİS BLOG'U BİZDE...

 


 

En kral Elvis blog'u bizde..

Dünya genelindeki Elvis Presley sitelerini değerlendiren 'elvisfind.com' adlı merkez, 'en iyi içerik' ve 'en iyi tasarım' dallarında değerlendirme yapıyor. 2007 yılında da bu değerlendirmeye katılacak bloglar arasında ilk sıralardayız. En yakın zamanda çalışmalarımız başlıyor.

Rock'n Roll'un ilahı Elvis Presley, ölümünün üzerinden 28 yıl geçtiği (16 Ağustos 1977) halde hayranlarının kalbinde yaşamayı sürdürürken, adına açılan internet sitelerinin sayısı dünya genelinde 1500'ü buluyor. Çocukluğundan beri Elvis Presley hayranı olan 25 yaşındaki Z.Y.'de Elvis'le ilgili site açan binlerce sevenlerinden biri!

İÇERİKLERİ AYNI
Elvis'i anlatan internet siteleri birbirinin kopyası. Tasarımları değişik olsa bile içerikleri hep aynı. Biz bir Türk sitesi olarak farklılığımızla fark edildik.

ARŞİV ÇOK GENİŞ
Tasarım açısından bir takım eksiklikleri bulunuyor ama İçerik olarak ise Elvis bloglarının en iyisi bizimki. Çünkü bizler özenti yapmadık. Başka sitelerden yazıları çevirip kullanmadık. Orada yazılanların hepsi bizlerin Elvis'le ilgili bilgilerine dayanıyor. Elimizde çok büyük bir arşiv var. Dışarıdan bir bilgi aldığımızda da o bilginin kaynağını mutlaka belirtiyoruz.