Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)
info |

ELVİS PRESLEY TÜRKİYE

TÜRK SOYUNDAN GELDİĞİ SÖYLENEN ELVİS PRESLEY'İ SEVENLERİN BLOĞU.

Erol BÜYÜKBURÇ: “İşte benim idealimdeki şarkıcı bu!”

 

Elvis’i, bir başka “efsane” ile konuşmak... Türk müziğinde gerçek bir önder olan “Erol Büyükburç” ile Kral üzerine söyleştik. Yaklaşık altı saat süren ilk söyleşimizden sonra hummalı bir şekilde "Elvis Gecesi" üzerine çalışmaya başladık. Büyükburç’un hayatı ile Elvis’inki arasında daha önceden bildiğimiz benzerliklere pek çokları eklendi.   Birden çok bölümde yayınlıyacağımız bu söyleşilerde çok enteresan paralelliklere şahit olacaksınız. Birlikte olduğum Erol Büyükburç’a ve sevgili eşi Ute’ye çok teşekkür ediyor, nice Elvis’li günlerde birlikte olmayı arzu ediyoruz.

 

Elvis’i ilk ne zaman dinlediğinizi hatırlıyor musunuz?

Erol Büyükburç: Onun ilk çıkış yaptığı şarkı vardır: “Mama....That’s All Right, Mama”.....Onu ilk dinlediğimde arkadaşlarıma dedim ki: “İşte benim idealimdeki şarkıcı bu!”...O sırada biz kendimize göre böyle “idol” saptaması yapıyorduk. İşte, sinemada James Dean mesela idoldü. Onun öncesinde biraz Marlon Brando bize hitap eder gibi oldu, sonra biraz bizim kadrajımızdan çıktı, James Dean daha iyi oturdu, daha iyi özdeşleştik. Aynı olay şarkıcılar konusunda da oldu. Bir çok şarkıcı vardı, standart balad, swing söyleyen Nat King Cole, Frank Sinatra, Ella Fitzgerald, Sarah Vaughen gibi. Ama yavaş yavaş kulvara yeni yeni şarkıcılar girmeye başladı. Bill Haley bizi biraz heyecanlandırdı, fakat esas Elvis işi bitirdi. “That’s All Right, Mama” belki Elvis’in biraz çocuksu, saf biçimde söylediği bir parçaydı ama içindeki bazı özellikler bizi çok etkiledi. Sonra tutkulu bir biçimde Elvis’i takip etmeye başladık. Elvis ayrı bir kulvardı bizim için. Ben mesleki açıdan tüm dünyada olup bitenlerle ilgilenmeyi bir sorumluluk olarak görüyordum. Belafonte’yi bile izlerdim. Gelmiş geçmiş bütün büyük şarkıcaları bilirim. Perry Como, Sammy Davis vb.  Benim repertuarımda bunların etkileri olmuştur. Ben çok dilli söylemekten yanaydım hep. İspanyolca, İtalyanca, Fransızca , genellikle de İngilizce çok söylerdim. Repertuarın bir köşesine mutlaka bir Elvis parçası koyma zorunluluğu hissetmeye başladım.

 

KAYNAK: Söyleşi: Korkmaz Uluçay (9 Mayıs 2003)