ELVİS PRESLEY --FİLMLERİ--
Elvis, müzik alanında şöhreti yakalar yakalamaz, karizmatik kişiliği ve yakışıklı görünümü nedeniyle Hollywood'un da dikkatini çekmişti. Yakışıklı idollerini beyaz perdede de görmek isteyen gençler, çok beklemek zorunda kalmadılar ve 1956'daki ilk filmi "Love Me Tender" ile bu arzularına ulaştılar. Filmlerinde söylediği şarkılardan oluşan soundtrack plaklarının da çok satması, Hollywood'un, Elvis için başarının yanında çok da kârlı bir alan olarak nitelenmesine yol açtı. 1958'de askere gidene kadar toplam dört film çeviren Elvis'in özellikle "King Creole"de gösterdiği başarılı performans, birçok eleştirmen tarafından beğenilmiş ve "şarkı söylemenin yanında rol da yapabiliyor" demelerine neden olmuştu.
Askerden döndükten sonraki ilk filmi "G.I. Blues"un büyük başarısı, sinema dünyasının Kral'ı beklediğinin de göstergesi olmuştu adeta. Daima ciddi bir aktör olma isteğini dile getiren Elvis, bunu "Flaming Star" ve "Wild in the Country" filmlerinde gerçekleştirme şansı bulsa da, maalesef bu iki filmin gişe başarısının G.I. Blues kadar iyi olmaması, bu arzusuna ulaşmasına engel oldu. 1961'deki "Blue Hawaii", müthiş hasılatı ile, izlenecek yöntemle ilgili olarak son noktayı koydu: "Elvis'e güzel mekanlarda, güzel kızlarla bol şarkılı filmler çevirtilecek ve bunların soundtrack albümleri çıkartılacaktı." Film hasılatını olumsuz etkiler diye konserlere son verildi. Filmler iyi para getirmesie rağmen senaryolar son derece sıradan olmaya başlamıştı. Hollywood yapımcıları "Elvis Filmleri"nden kazandıkları parayla büyük prodüksiyonları gerçekleştiriyorlar, ama bu paraları kazanmalarını sağlayan Elvis'i sıradan filmlerde oynatıyorlardı. Frank Sinatra gibi, şarkıcılığın yanında iyi de bir aktör olmayı hayal eden Elvis'e Hollywood bu şansı hiçbir zaman vermedi. Üstelik menajeri Albay Parker, yaptığı uzun süreli kontratlarla elini kolunu bağlamıştı. Elvis 60'lı yıllarda ortalama yılda 3 film çevirdi ve o zamana göre büyük hasılatlar elde etti.
İstemediği filmlerde oynamaktan çok sıkılan Kral, sonunda gidişatı değiştirdi ve 1969'da tekrar sahnelere döndü. Ama film sözleşmelerinden doğan sorumlulukların sona ermesi için 1970'e kadar beklemesi gerekti. 31 Hollywood tarzı filmde rol alan Elvis'in son iki filmi ise belgesel nitelikli olan "That's the Way It Is" ve "On Tour" oldu.
Bugün, şarkılar açısından adeta birer klip niteliğinde olan, ailece hoşça vakit geçirebileceğimiz filmleri seyrederken, bir yandan, reddedilen "Midnight Cowboy", "A Star Is Born" gibi filmlerde oynasaydı acaba nasıl olurdu?" diye hayıflanıyor, bir yandan da geriye görsel açıdan büyük bir miras bırakan Kral'ı sevgiyle anıyoruz.

editör:z.yılmaz

